Apple Watch’un nasıl çalışacağına dair ilk detaylar

Apple_Watch

Apple Watch ile ilgili bildiklerimize geliştirici kiti WatchKit sayesinde yeni bilgiler ekleniyor.

Apple, iPhone 6 ve Watch ürünlerini duyurduğu toplantıda beklenmedik bir açıklama yapmış ve Watch’un 2015’in ilk yarısında piyasada olacağını söylemişti. Genelde Apple ürünleri lansmandan 1-2 hafta sonra satışa çıkardı. Watch ile tanışmamıza ise halen 4-5 aylık bir süre olduğunu tahmin ediyoruz.

Bu gecikmenin sebebi Watch’un geliştiriciler için bambaşka bir ürün olması. Şuan Apple ekosisteminde iPod, iPad ve iPhone için yazılan uygulamalar birbirlerine uygun yapıda. Watch’a benzeyen küçük ekranlı iPod’lar 3. parti uygulamaları desteklemiyor. Watch ise 3. parti uygulamalara çok ihtiyaç duyuyor. Üstelik hem boyut hem işletim sistemi hem de kullanıcı etkileşimi açısından diğer cihazlardan çok farklı. Dolayısıyla geliştiricilerin Watch ile uyumlu uygulamalar yazmak için zamana ihtiyaçları var. Bu sebeple cihazı birkaç ay daha bekleyeceğiz.

Bu sürede geliştiricilere sunulan WatchKit sayesinde cihaza dair yeni detaylar öğreniyoruz.

İlk olarak Watch uygulamalarının iPhone uygulamaları ile çok sıkı bağlara sahip olacağını görüyoruz. Apple, geliştiricilerden Watch uygulamalarını mevcut iPhone uygulamaları üzerinden geliştirmelerini istemiş. Bu ilk geçiş sürecinde zaman kazandırmanın yanı sıra Watch uygulamalarının iPhone entegrasyonunu da sağlayan bir adım. Zira Apple, Watch’da çalışacak uygulamaların iPhone için tamamlayıcı olmasını istiyor. Yani bir Watch uygulaması başka bir uygulamanın yerini almak yerine ona ekstra veri sağlamak için tasarlanabilecek.

Apple_WatchKit

Elbette bu Watch ve iPhone’un çok iç içe olacağını gösteriyor. Muhtemelen Watch ilk satışa sunulduğunda bütün uygulamalar iPhone üzerinden çalışacak. Tek başına kullanım oldukça sınırlı olacak.

Apple, Watch tanıtımında ‘digital crown’ özelliğine önem vermişti. Ancak ekranın dokunmatik özelliklerini de sıkça kullanmak mümkün olacak. Parmak sağa-sola-aşağı-yukarı hareketler yapmak mümkün olacak. Ekran ayrıca farklı dokunma sertliklerine de duyarlı. Yani normal bir dokunma standart tıklama işlemini yaparken daha fazla bastırarak yapılan bir dokunma ana menüye dönmenizi sağlayabiliyor.

Watch ile etkişime girmenin tek yolu dokunmak da değil. Apple’ın verdiği bilgiye göre Watch, kol hareketlerinize göre de tepki verebiliyor. Örneğin cihaza bir bildirim geldiğinde bunu okumak için kolunuzu yukarı kaldırırsanız ekran aktif hale geliyor ve size bildirimi gösteriyor. Eğer kolunuzu bir süre daha yukarıda tutarsanız bildirim hakkında daha detaylı bilgi sunuluyor.

apple_watch_ekran

Apple Watch’un iki farklı modeli olduğunu biliyorduk. Şimdi bunların ekran çözünürlükleri de belli oldu. Küçük model 340 x 272, büyük model 390 x 312 piksel ekran sunuyor. Bu ekran üzerinde iPhone’da depolanan resimleri görüntülemek mümkün olacak. Watch resimleri kendi hafızasında barındırmıyor. Bunun yerine yaklaşık 20 fotoğraflık bir cache hafızası var. Bu da iPhone ile bağımlı olduğu noktalardan biri. Videolar ise Watch’ta görüntülenemeyecek. Apple belki işlem kapasitesi belki de ekranın küçük olması sebebiyle video özelliğini Watch’a koymamayı tercih etmiş.

Watch uygulamaları standart iPhone – iPad uygulamarına kıyasla görsel açıdan daha esnek. Tıpkı responsive web siteleri gibi ekrandaki görüntüler gerektiğinde uzayıp ekranı doldurmak üzere tasarlanacak. Bu da gelecekte farklı ekran çözünürlüğü ve boyutlarının olabileceği anlamına geliyor.

Apple Watch’un iPhone ile bu kadar bağlı olması çok iyi bir olay değil. Muhtemelen Apple da Watch’u tek başına daha fonksiyonel kılmak istiyor olsa gerek ancak bunun için biraz zamana ihtiyaçları var. Watch’un şuan için geliştiricilere sundukları sanki Apple’ın pil ömrü ve uygulama sayısı bakımından endişeleri olduğunu gösteriyor. Bu sebeple iPhone ekosistemini mümkün olduğunca oyunun içine sokmak istemişler.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Shares