Yeni Apple: Stay Hungry, Stay Goldish - 2f Magazine

Apple yeni MacBook ve Watch ile değişimin başladığını gösteriyor

Apple_MacBook_Watch_2f_Magazine

Apple hep yüksek fiyatlı premium bir markaydı ancak  Steve Jobs’un “Stay Hungry, Stay Foolish” yaklaşımı ilginç ve çok sadık bir kullanıcı kitlesi edinmeyi başarıyordu. Elbette bunu sadece bağımlılık olarak açıklamak mümkün değil. Apple özellikle 2000’li yılların başından itibaren yakın dönemin en iyi birkaç cihazını üretti ve teknoloji fanatiği olmayan milyonların beğenisini kazanmayı başardı. İlk bilgisayarından bu yana Apple’ın imajı kot pantolonlu, biçimsiz saç kesimli, sanattan anlayan ve kesinlikle daha azına razı olmayan insanların bilgisayarı olmak yönündeydi. Ancak dün akşam tanıtılan Apple ürünlerine bakarsanız pahalı takım elbiseler giyen, boş zamanlarında yatıyla gezen kişileri hedef aldığını hissediyorsunuz. Tüm bu değişim bize pek iyi hissettirmiyor.

Apple Watch: Her gece şarj etmeniz gereken 10 bin dolarlık bir saat

Apple’ın bir akıllı saat geliştirmesini çok istiyorduk. Şirketin iPod, iPhone gibi cihazlardaki felsefesini bir kol saatine nasıl aktardığını görmek heyecan vericiyidi. Watch’un akıcı tasarımı ve gerçekten sıfırdan düşünülmüş arayüzü çok ilgimizi çekmişti.

Apple Watch’un duyurulmasının ardından geçen 9 aylık alışılmadık derecede uzun süre boyunca herkes cihazın pil ömrünü merak ediyordu. Zira Samsung, LG, Motorola gibi markalardan gelen akıllı saatlere en büyük eleştiri pil ömrü konusunda yapılıyordu. Apple’ın bu konuya özen göstereceğini ve beklentilerini karşılayacağını düşünüyorduk. Geçmişteki tecrübelerimiz “Apple yine sihrini konuşturacaktır” dememizi sağlıyordu.

Apple_Watch_ekran

Ancak bugün geldiğimiz noktada durumun pek de öyle olmadığını görüyoruz. CEO Tim Cook “tüm gün” gidecek bir pil ömrü vaadederken açıklanan resmi rakam 18 saat. Bu rakam günlük bir kullanım modeli oluşturularak elde edilmiş: 90 kez kontrol, 90 bildirim, 45 dakikalık uygulama kullanımı ve 30 dakikalık spor + müzik aktivitesi. Bir de güç tasarrufu modu mevcut. Bu mod 72 saate kadar pil ömrü sağlıyor ancak sadece saat fonksiyonunu kullanabiliyorsunuz. Diğer fonksiyonlar devre dışı kalıyor.

Tüm bunları düşündüğünüzde ortalama bir kullanıcı için Apple Watch’un pili 1 günlük süreyi çıkartmaya yetecektir. Ama önemli olan soru şu: yılın her günü, her akşam şarja takmak zorunda kalacağınız bir akıllı saat almak ister misiniz?

Pil ömrü konusunda bir başka dikkat edilmesi gereken nokta da Watch ile senkronize çalışmanın iPhone’un pilini nasıl etkileyeceği. Bluetooth ve zaman zaman Wi-Fi üzerinden Watch’a bağlanacak iPhone’un pili daha hızlı tükenebilir.

Apple_Watch_4

Apple Watch’un kılıf ve gövde seçenekleri oldukça kapsamlı. 349 dolarlık başlangıç modeli alüminyum gövde ve plastik kılıflarla geliyor. Standart Apple Watch paslanmaz çelik gövde ve deri – çelik kılıf seçeneklerine sahip. Altın kaplı Watch Edition modeli 10 bin dolarlık fiyatına kıyasla komik görünümlü kayış seçeneklerine sahip.

Elbette Apple Watch her yönüyle kötü bir cihaz değil. Hatta pil ömrü ve fiyatı haricinde harika bir cihaz olduğu bile söylenebilir. Apple’ın 3. parti uygulama geliştiricilerle yaptığı işbirlikleri ortaya muhteşem uygulamalar çıkmasını sağlamış. Özellikle Uber uygulaması dün akşamın yıldızlarından biriydi. Daha önce gösterilen BMW uygulaması da dikka çekiciydi. Artık Apple Watch ile otel odanızın ve arabanızın kapılarını açmak, onu uçak biletiniz yerine kullanmak ve taksi çağırmak mümkün olabilecek. Türkiye’den ise Akbank, Apple Watch için uygulamasının şimdiden hazır olduğunu duyurdu.

Apple_Watch_45_bin

Altın versiyon için 10 bin dolar sadece başlangıç fiyatı. Örneğin bu yukarıdaki versiyonun ABD fiyatı 17 bin dolar. Türkiye’de yaklaşık değeri 45 bin TL. Üstelik 349 dolar ödeyen biri de altın kasa haricinde sizinle aynı özellikleri kullanıyor.

Apple Watch ilk etapte 24 Nisan’da kullanıcılarla buluşmaya başlayacak. Ön sipariş süreci 10 Nisan’da başlıyor ancak Türkiye’de ne zaman piyasada olacağı henüz belli değil.

MacBook_2015

Yeni MacBook: Daha fazla öde, daha azını al

Bunu otomobil firmaları da yapar. Bazen bir otomobili alıp onun klimasını ve arka koltuklarını sökerler. Daha hafif olduğu için daha hızlı giden bu versiyon için daha fazla ödemeniz gerekir. Sonunda elinizde sadece pistte kullanabileceğiniz çok sert ve vahşi bir otomobil sahibi olursunuz. Apple’ın yeni MacBook’u da buna benzer bir stratejiyi temsil ediyor: daha azı için daha fazla öde ve hava at!

Açıkçası Apple’ın bu etkinlikte yeni MacBook’u duyurmasını beklemiyorduk. Hatta adının MacBook yerine MacBook Air olacağını düşünüyorduk. Fakat birkaç gün önce değindiğimiz tüm teknik özellikler beklediğimizden aylar önce gerçeğe dönüştü.

Yeni MacBook, 13mm’lik kalınlığıyla 11 inç MacBook Air’dan bile %24 daha ince. Üstelik 900 gramlık ağırlığı da tabletlere yakın. Bu muazzam ince bilgisayara Retina ekranı da sığdırmayı başarmışlar. 12 inçlik tek ekran boyutu bulunan bilgisayarda 2304 x 1440 piksel bir ekran görev yapıyor.

Bu kadar ince ve hafif bir bilgisayar üretmek için elbette farklı yeniliklere imza atmak gerekiyor. Apple, cihazın kalbine intel Core M işlemciyi yerleştirerek hem anakart boyutunu küçültmüş hem de fandan kurtulmuş.

MacBook_anakart

Bu kadar ince ve hafif bir bilgisayarda 9 saat pil ömrü sunmanın yolu: çok küçük bir anakart ve çok fazla pil

Core M işlemci henüz performans açısından kendini kanıtlamış değil. Daha önce yüksek çözünürlüklü Windows işletim sistemli birkaç bilgisayarda rol almış ve pek de performans canavarı olmadığını göstermişti. Mac OS X’in bazı konularda Windows’tan daha akıcı olduğu kesin. Buna rağmen yeni MacBook’un yüksek megapikselli fotoğraflara göz atmak, flash içerikler ve photoshop gibi yazılımlar çalıştırmak konusunda pek iyi olmasını beklemek mantıklı olmaz.

MacBook’un klavyesi de özel. Apple yeni bir tuş tasarımı geliştirerek klavyeyi daha ince bir alana sığdırmayı başarmış. Tuş derinliğinin çok az olması bazı kullanıcılar için kötü olabilir. Ama inceliğin bir bedeli olmak zorunda.

Son olarak MacBook’un üzerinde hiç standart USB girişi bulunmuyor. Apple, beklendiği gibi ultra ince bilgisayarın üzerinde sadece Type-C adı verilen yeni nesil küçük USB girişine yer vermiş. Bu da 79 dolarlık adaptör olmadan standart USB bellekleri ve USB kabloları kullanamayacağınız anlamına geliyor. Type-C konusunda yapılan bu hamle cesur ama bu da zaten Apple’dan beklenirdi. Muhtemelen önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde Type-C yavaşça standart hale gelmeye başlayacaktır.

Apple_MacBook_USB

Tek USB portu aynı zamanda şarj girişi olarak da görev yapıyor. Dolayısıyla bilgisayarınız şarjdayken USB bellek ya da harici disk kullanmak, telefonunuzu bilgisayarınız üzerinden şarj etmek mümkün olmayacak. MacBook Pro’nun üzerinde bir de 3.5mm kulaklık girişi var. Bunun dışında HDMI ve SD kart girişine de veda etmeniz gerekiyor.

Apple’un donanım ve fiyatlarında stratejisi yukarıda bahsettiğimiz değişimin bir göstergesi. Pek güçlü olmayan bu bilgisayar, portları bakımından da birçok kullanının ihtiyaçlarına uygun değil. Buna rağmen Retina ekran gibi belki de bu üründe çok da gerekli olmayacak bir özelliğe yer vermeyi tercih etmişler. Ayrıca depolama seçenekleri 256GB’tan ve RAM seçenekleri 8GB’tan başlıyor.

MacBook_klavye

Yani güçlü ve güçsüz yönleriyle karmaşa yaratan bu bilgisayar için 4299 TL’lik bir başlangıç fiyatını göze almak gerekiyor. Türkiye’de doların yükselmesinin fiyatları ciddi biçimde artırdığını da söyleyelim. Altın renk seçeneğini de düşününce Apple’ın kafasında nasıl bir kullanıcı kitlesi olduğunu anlamak zor. Görünüşe göre kullanıcı kitlesiyle değil sadece cebinde ne kadar parası olduğuyla ilgilenmeyi tercih etmişler. Çünkü bu hem stile önem verenler için fiyatı artıran gereksiz özelliklere sahip, hem de performansa önem verenler için güçsüz bir bilgisayar.

İlk MacBook Air da piyasaya sürüldüğünde karışık tepkiler almış ancak kısa sürede kendini kanıtlamayı başarmıştı. Yeni MacBook ise en azından bugünün bilgisayarı değil gibi görünüyor.

Retina MacBook Pro ve MacBook Air’a hem donanım hem fiyat güncellemesi

Apple, MacBook’un zayıf yönlerinin farkında ve henüz MacBook Air’ın yerini alamayacağını da biliyor. Bu sebeple MacBook Air ürün ailesi aynı şekilde yoluna devam ediyor ve hatta bugünden itibaren bir donanım güncellemesine kavuşuyor.

Apple hem MacBook Air, hem de Retina MacBook Pro modellerini intel’in yeni nesil Core işlemcileriyle yeniledi. Ancak bu yenilik bir başka kötü haberi de beraberinde getirdi. Apple Türkiye bugünden itibaren artan dolar kuru neticesinde fiyatlarını güncelledi. Bu sebeple fiyatlarda 500 TL’ye varan artışlar söz konusu. Örneğin Ocak ayında 2799 TL’ye aldığınız bir MacBook Air için bugün 3,399 TL ödemeniz gerekiyor.

Apple_Research_Kit

Research Kit: iPhone’lar artık sağlık araştırmaları için kullanılabilecek

Apple’ın etkinlikte yaptığı bir başka duyuru ise sağlık sektörünü yakından ilgilendiriyor. Research Kit sayesinde üniversiteler, araştırma kurumları uygulamalar üzerinden hastaların durumlarını takip edebilecek, hastalıkların nedenleri, sonuçları üzerine veriler toplayabilecek. Bu sayede yeni tedaviler için anlamlı verile toplanması hedefleniyor.

Şuan için kalp ve damar hastalıkları, astım, parkinson, göğüs kanseri ve diyabet için çeşitli kurumlarla birlikte başlatılmış çalışmalar bulunuyor.

Bu linkten Research Kit ile ilgili daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Shares