Sahneye Adanmış Bir Yaşam: Kevin Spacey

Richard-lll-Old-Vic-117

Birçoğumuzun American Beauty ve The Usual Suspect gibi kült filmlerdeki performansıyla hatırladığı Kevin Spacey, oyuncu kimliğinin yanı sıra yönetmenlik, yapımcılık, senaristlik ve ses sanatçılığı gibi on parmağında on marifet diyebileceğimiz bir sanat insanı ve sanata adanmış bir yaşam sürmüş.

26 Temmuz 1959 tarihinde teknik yazar olan bir baba ve sekreter bir annenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Kevin Spacey Fowler, Amerikan Nazi Partisi üyesi olmakla suçlanan babasının işsiz kalması sebebiyle küçük yaşlarda birçok farklı eyalete taşınmak zorunda kaldı. Dört yılın ardından Güney Kaliforniya bölgesinde kurulu bir düzene geçen aile, çocuklarını bu bölgede büyütme fırsatı yakaladılar.

Lise eğitiminin ardından Northridge Askeri Akademisi’ndeki eğitimini de başarıyla tamamlayan Spacey, bu dönemde bowling salonlarında stand-up gösterileri yaparak içindeki yeteneği keşfetme fırsatı buldu , bu alanda eğitim alabilmek için New York’a taşındı ve buradaki saygın okullardan biri olan Juilliard Okulu’nda iki sene drama eğitimi aldı.

The Usual Suspect

The Usual Suspect

İlk profesyonel sahne deneyimini 1981 yılında New York Shakespeare Festivali’nde 4. Henry, Bölüm 1’de mızrak taşıyıcısı olarak yaşadı, ertesi yıl Liv Ullmann ile birlikte Broadway Sahnesi’nde Henrik Ibsen’in Hayaletleri oyunuyla pekiştirdi. 1986 yılına kadar dünyanın birçok farklı yerinde bulunan tiyatro sahnelerinde aktif olarak yer alan Spacey’in hayatındaki dönüm noktası, Long Day’s Journey into Night (Günden Geceye) oyununda sergilediği performansın ardından Jack Lemmon’dan aldığı övgü oldu. Lemmon bu tarihten itibaren Spacey için bir rehber haline geldi.

Televizyon dizilerinde yer almaya başlayan Spacey, ilk kamera önü tecrübesini Crime Story adlı dizide Amerikalı bir senatörü oynayarak kazandı. Wiseguy’da bir silah satıcısı olan Mel Profitt rolüyle hayran kitlesi oluştu, kısa sürede karakter oyuncusu olarak ün kazandı.

Superman Returns

Superman Returns

Tüm bu süreçte Spacey’in babası oğlunun bir aktör olarak kariyer yapabileceğine hiçbir zaman inanmadı ve bu fikrini Spacey tanınana kadar değiştirmedi.

Davit Mamet’in Pulitzer ödüllü oyunundan uyarlanan Glengarry Glen Ross (1992), bir kara komedi olan The Ref (1994) gibi başarılı filmlerde yer alan Spacey, takip eden süreçte The Usual Suspect filmindeki esrarengiz suçlu Verbal Kint performansıyla en iyi yardımcı erkek oyuncu kategorisinde akademi ödülüne layık görüldü.

1996’da Albino Alligator filmi ile ilk yönetmenlik tecrübesini yaşayan Spacey’in filmi gişede başarısız oldu ve beklentileri karşılayamadı.

american beauty

American Beauty

1999 yılında yaşadığı hayatı yeniden değerlendiren, depresif bir baba rolünü oynadığı American Beauty ile en iyi erkek oyuncu kategorisinde akademi ödülü kazandı ve Holywood’un Şöhret Yolu’nda ismine ithaf edilen bir yıldız ile onurlandırıldı. 2001 yılında K-PAX adlı bilim kurgu filminde uzaylı olup olmadığı konusunda tartışmaların günümüzde halen sürdüğü Prot karakterine hayat verdi.

2004 yılında Bobby Darin’in hayatını anlatan, biyografik film Beyond The Sea ile hayalini kurduğu şarkıcı, yönetmen, yapımcı ve oyuncu kimliklerini bir araya getirdi; sahne önü olmak üzere, sahne arkası ve montajında büyük emek verdi. Amerika Birleşik Devletleri’nden filmi çekebilmek için finansman talebinde bulunan Spacey’in bu talebi reddedildi.

Darin’in hayatını beyaz perdeye taşımak için Birleşik Krallık ve Almanya’dan finansman desteği aldı ve filmin neredeyse tamamı Berlin’de çekildi. Filmde Bobby Darin’in bütün şarkılarını kendisi seslendiren Spacey filmin vizyon tarihi aralığında gittiği turnelerde şarkıları büyük bir keyifle söylemeye devam etti ve filmdeki performansıyla Altın Küre’ye aday gösterildi.

KPAX

K-PAX

2006 yılında Superman Returns filminde Superman’in azılı düşmanlarından biri olan Lex Luthor’u oynadı. 2010 yılında Inseparable filmiyle tamamen Çin kaynaklı bir filmde yer alan ilk Holywood oyuncusu ünvanını kazandı.

2011 yılında online yayın yapan Netflix’in House of Cards adlı politik dram dizisinde Francis Underwood adlı karakteri canlandırmaya başladı ve bu karakterle fenomen haline geldi. Bu dizideki performansıyla  72. Altın Küre Ödülleri’nde en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görüldü.

frank underwood

House of Cards

Aynı zamanda 2003 yılından beri Londra’nın en eski tiyatrolarından biri olan The Old Vic’te sanat yönetmeni olarak görev yapan Spacey, yılın sekiz ayı boyunca oyunların gelişimi ve sahnelenme süreciyle birebir ilgileniyor. Bunun yanı sıra filmografisine yeni projeler eklemeye devam ediyor, katıldığı reality-show’larda sergilediği başarılı taklit yeteneği ile biliniyor.


 

Esra Nur Gördük

Shares