“Doğdu, okudu, düşler kurdu, yazdı ve gitti.”

thumbs_b_c_5b0a7877ab15a55cf85993bf7f983816

Edebiyatımızın usta yazarlarından Muzaffer İzgü, 84 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Çocuklara düş kurmayı öğreten Muzaffer İzgü, geçtiğimiz günlerde çok yorgun olduğunu ve tüm çocukları gözlerinden öptüğünü söylemişti.

Eserleri, bize bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor, hayatın gizli kalan kapılarını zorlamamızı öğütlüyordu. Düşünmeyi ve sorgulamayı öğretmeyi amaçlayan metinleri aslında hepimize daha fazlasını öğretti: Birey olabilmeyi.

Ülkemizdeki kitap yasakların büyük tepki gösteren yazar bir söyleşisinde;

Ben çocuklara düş kurdurmayı seviyorum. Düş kuran insan, düşünüyor demektir. Düşünen insanın beyni çalışıyor demektir. Beyni çalışan insan soru sormaya başlar. Soru sordu mu, o kişi artık bir bireydir. Sürünün koyunu değil. Ama onlar soran, sorgulayan insan istemiyor. Başını eğsin, ‘Evet’ desin, hiçbir şeyi sormasın. Sorgulamadan nasıl yaşanır? Bir çocuk nasıl bilgi sahibi olur? Benim kitaplarım çocukları duygu yönünden eğitiyor. Okuldaki derslerle nasıl duygulanır bir çocuk? Matematikte beş kere beş yirmi beş eder, Seyhan ve Ceyhan nehri Akdeniz’e dökülür; bir çocuk bundan duygulanır mı? Olur mu?
Bu dersler duyguyu aktarmaz ama gerekli mi; çok gerekli! Bir çocuk bunları öğrenmeli ama duyguyu nereden alacak; Kitaplardan. Okul kitaplarında bulamazsınız o duyguyu. Çocuk duyguyu güzel sanatlardan alır, resim, müzik, edebiyattan. Güzel bir müzik dinler duygulanır, bir resim çizer duygulanır, bir kitap okur duygulanır. Duygu yönünden bir çocuğa en yakın olan edebiyattır. Bir süre önce televizyondan gördüm, bir çocuk kediyi kuyruğundan sallayarak attı. Eğer o genç beş kitap okumuş olsaydı, bunu yapmazdı.”

diyerek tepkisini dile getirmişti.

Hayatı, hayatın zorluklarını ve gerçeklerini mizahi şekilde yazmayı tercih eden Muzaffer İzgü, vasiyetinde kendisinin de belirttiği gibi, “Doğdu, okudu, düşler kurdu, yazdı ve gitti”

İzgü, yaşamının sonuna dek 98’i çocuk kitabı olmak üzere toplam 154 eser yazdı.

Shares