Perili Köşk’ün Bilinmeyen Hikayesi

Perili Köşk

Geçmiş günlerin hatırasını üzerinde taşıyan, tarihe tanıklık etmiş ve asırlara meydan okumuş binaları gördüğümüzde hayranlık duymadan edemeyiz. İstanbul Boğazı’nın her iki yakasında muazzam bir düzenle bir arada bulunan bu yapılar, görkemli görünüşlerinin ardında ilginç hikayeler de barındırır.

Baltalimanı’nda bulunan ve günümüzde Borusan Holding’in halen faaliyetini sürdürdüğü, halk arasında Perili Köşk olarak anılan Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün hikayesi de bir hayli ilginç.

İnşaatına 1900’lü yılların başında başlanan binanın net bir bitiş tarihi yok, dönemin sosyo-ekonomik şartlarına bağlı olarak farklı dönemlerde inşası tamamlanmış. Yaşadığı dönemde deniz ticaretiyle uğraşan ve zengin bir tüccar olan Yusuf Ziya Paşa, konut yaptırmak amacıyla satın aldığı arsada inşaat faaliyetlerini başlatmış ancak 1. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla birlikte, dördüncü katına kadar tamamlanabilen bina inşaat işçilerinin savaşa katılmasıyla yarım kalmış. Deniz ticareti ile uğraşan Yusuf Ziya Paşa’nın mesleki hayatı da savaş yüzünden aksayınca finansman bulunamadığı için bina tamamlanamamış. Binanın boş katlarında rüzgarın çıkardığı uğultu nedeniyle mahalle sakinleri tarafından “perili köşk” olarak adlandırıldığı söylense de, bir diğer varsayım oldukça ilgi çekici.

Rivayete göre Yusuf Ziya Paşa, kendisinden çok genç ve güzel bir kıza aşık olur. Kızla evlenmek için uğraşan Paşa, kızı bir türlü evliliğe ikna edemez. Uzun uğraşların sonucunda amacına ulaşan Paşa, kızın gönlünü hoş tutmak amacıyla görkemli bir köşk inşa ettirmek ister. Aynı zamanda kıskanç kişiliğiyle tanınan Paşa, güzel eşinin kimseler tarafından görülmesini istememektedir, bu yüzden inşa edilecek köşkün mahremiyeti çok önemlidir. Köşkte ikamet ettikleri dönemde halk içinde dilden dile yayılan bir ünün sahibi olan Nebiye Hanım’ın güzelliği, köşkün önünden geçerken onu görmek isteyen insanların sayısının artmasına ve dedikodular çıkmasına sebep olur. Yusuf Ziya Paşa eşini tamamlanamayan köşkün kulesine kapatır. Bu olayın ardından “Peri gibi güzel bir kızın yaşadığı köşk” söylentileri kıskançlık dedikodularıyla harmanlanarak dilden dile dolaştığı için köşkün adı Perili Köşk olarak anılmaya başlar.

Bu süre zarfında çıkan 1.Dünya Savaşı sebebiyle eşi Nebiye Hanım’ı da alarak Mısır’a yerleşen Yusuf Ziya Paşa’nın ekonomik durumunun kötüye gitmesi ve aşırı davranışları eşinin onu terk etmesine sebebiyet verir. Çektiği acıya dayanamayan paşa 1926 yılında vefat eder ve ardında bir vasiyet bırakır: Mezarının tamamlanamayan köşkünün taşlarından yapılmasını isteyen Yusuf Ziya Paşa’nın isteği yerine getirilir ve Nil Nehri’ne bakan bir araziye defnedilir. Nebiye Hanım ise hayatının geri kalanını perili köşkte geçirir.

Esra Nur Gördük

Shares