SALT Galata’nın Büyüleyici Atmosferi

architecture-main

Karaköy, gün içerisinde şehrin farklı noktalarına ulaşmak için kullandığımız merkezi bir lokasyon olmasının yanı sıra Bankalar Caddesi gibi buram buram tarih kokan bir caddeye ev sahipliği yapmasıyla da tanınıyor.

Kamondo Merdiveni’ne ulaşıp Galata Kulesi’ne çıkmak için kullandığımız caddenin sol tarafında kalan SALT Galata, görkemli bir yapıya sahip olması sebebiyle dikkatleri üzerine çekerken ne yazık ki onun bir müze ve modern sanat galerisi olduğundan çoğu kişinin haberi yok. Üstelik İstanbul’un en geniş kapsamlı sanat kütüphanesi olma özelliğini saymıyoruz bile. Gelin SALT Galata’ya ve onun günümüze uzanan tarihine bir göz atalım:

Osmanlı Bankası

1856 yılında İngiliz sermayesi ile kurulan Osmanlı Bankası, Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi bankası ve hazinedarı sıfatıyla bankacılık hayatına başladı. Banka zaman içinde faaliyetlerini büyütünce bir genel müdürlük inşa edilmesi ihtiyacı doğdu, dönemin ünlü mimarlarından ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ileri gelen entelektüellerinden biri olan Levanten asıllı Alexandre Vallaury’e teklif götürüldü. Mimar Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen bina, 3 Eylül 1890 tarihli plana gore, bodrum katında mahzen, depo ve ahırlar; zeminin altındaki katta, Londra’da dönemin en ünlü kasa imalatçısı Samuel Chatwood’a sipariş edilen ve adını dönemin 20 kuruşluk sikkelerinden alan mecidiye kasası ile yemekhane; zemin katında şube mekanı; birinci katta Genel Müdürün özel ve makam odalarının yanı sıra, sekreter ve tercümanların büroları; ikinci katta muhasebe şefi ve servisi, Hükümet Nazırı ve müfettişlik odaları; tavan arasında ise iaşe dairesi, arşiv servisi ve hizmetli odalarından oluşmaktaydı.

1892 yılında resmi bir törenle açılan bina, 13 ton ağırlığında olan ve dönemin parasıyla yaklaşık 13 milyon lira eden altın rezervinin de buraya taşınmasıyla yerli ve yabancı basında kendisine yer buldu. Galata’nın siluetinde önemli bir yer tutan binanın en ilginç yanlarından biri, ön ve arka cephelerinde görülen tarz farklılığıdır. Bankacılar Caddesi’ne yani Galata’ya bakan ön cephede kullanılan neoklasik ve neorönesans tarzlar, dönemin Avrupa’sında bir banka merkezinden beklenen görkemi yansıtırken, Perşembe Pazarı’na yani Haliç’in ötesindeki eski İstanbul’a bakan arka cephe ise çok daha hareketli, hatta belirli ölçüde oryantalist çizgiler taşımaktadır. İki cephe arasındaki bu farklılık, bir nevi bankanın batı ve doğu arasındaki konumunu simgeler gibidir.

Merkez Bankası’nın Kuruluşu

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin para ve kredi politikasını yürüten, veznedarlık görevini üstlenmiş, devletin iktisadi ve mali danışmanlığını yapan Merkez Bankası’nın 11 Haziran 1930’daki kuruluş tarihine kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi bankası sıfatıyla görev yapan Osmanlı Bankası, yetkilerini Merkez Bankası’na devretmesinin ardından kendi bünyesinde güçlendirme çalışmalarına başladı ve Osmanlı ile sınırlı kalmayarak Suriye, Filistin, Mısır, Arabistan, Kenya, Uganda, Tanzanya, Rodezya, Abudabi, Sudan ve Katar gibi Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra Arnavutluk ve Makedonya’da da şubeleşmeye başladı. 1969 yılında ana sermayedarların isteği ile bu şubeleri başka bir bankaya devreden Osmanlı Bankası, bu tarihten itibaren yalnızca Türkiye içerisinde hizmet vermeye başladı. 1993 yılında anonim şirket yapısı ile yeniden yapılanan bankanın hisseleri Doğuş Grubu’na bağlı şirketler tarafından satın alındı ve banka 2001 yılında Garanti Bankası’nın bünyesine katıldı.

Garanti Bankası’nın bünyesinde tarihi bir müze ve sanat galerisi olma yoluna doğru

SALT Galata, restorasyon çalışmaları esnasında

SALT Galata, restorasyon çalışmaları esnasında

Garanti Bankası’nın sanatı desteklemek amacıyla yürüttüğü faaliyetler olan Garanti Galeri ve Garanti Güncel Sanat Merkezi, yaklaşık beş yıl süren restorasyon ve planlama çalışmalarının ardından, Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi’ni de içine alarak bağımsız bir kurum olarak varolan SALT bünyesinde birleşti. Güncel sanat, sosyo-ekonomik tarih, mimarlık, tasarım konferansları ve atölye çalışmaları, film gösterimleri gibi etkinlikler düzenleyen SALT aynı zamanda bir kütüphane.

Salt Kütüphane

SALT Kütüphane

Salı – Cumartesi günleri 10:00-20:00, Pazar günleri ise 10:30-18:00 arasında ziyaret edebileceğiniz kütüphane verimli çalışma imkanı sunmasının yanı sıra zengin bir sanat arşivi olması özelliğiyle de dikkat çekiyor.

Sabiha Rüştü Bozcalı sergisi, Ocak 2016

Sabiha Rüştü Bozcalı sergisi, Ocak 2016

SALT aynı zamanda dönemsel olarak Türkiye’nin kültür-sanat tarihinde iz bırakan isimlerin, toplumsal olayların ve kültürel gelişmelerin belirli bir konu başlığı altında sergilendiği bir sergi salonuna da ev sahipliği yapıyor.

 

Esra Nur Gördük

Shares