Yeni Samsung Galaxy S8'de bizleri neler bekliyor? - 2f Magazine

Galaxy S8: Samsung batan amiral gemisini yeniden yarattı

Teknolojiye meraklı olan olmayan neredeyse herkesin büyük bir heyecanla beklediği Samsung’un amiral gemisi Galaxy serisinin yeni telefonu S8, geçtiğimiz günlerde düzenlenen özel bir etkinlik ile tanıtıldı. Rakipleri iPhone 7, Huawei P10, Sony Xperia XZ Premium veya diğer amiral gemisi telefonlardan, sahip olduğu pek çok farklı özellik ile ayrılan ve serinin şimdiye kadarki en iddialı telefonu olarak karşımıza çıkan yeni Samsung Galaxy S8, genel olarak beklentilerin de üzerine çıkacak gibi gözüküyor.

Samsung için 2016 yılı pek de kolay olmadı. Kendi yurdu Güney Kore’de rüşvet skandallarına karışarak güven sarsan şirket, tüm dünyada ise belki de tarihinde ilk kez bir ürününü piyasadan çekip imha etmek zorunda kaldı. Bu öylesine büyük bir geri çağırma oldu ki imha edilecek telefon ve bataryaların yaratacağı çevre kirliliği bile gündem konusu haline geldi, havayolları Galaxy Note 7 ile birlikte uçmayı yasakladı.

Samsung’un dünyanın dört bir yanında patlayan Galaxy Note 7’leri toplatması büyük bir skandal olarak görülmesine rağmen aslında halka ilişkiler açısından başarılı bir çalışmaydı. Şirket sorunu kabul etti, taşın altına elini koydu ve milyonlarca adet satılan cihazın her bir tanesini imha ettiğinden emin oldu. Kullanıcıların her birine yepyeni telefonlar ya da tam para idae yapıldı. Kısacası teslim bayrağını çektiler ve buradan güvenilir bir imajla çıkmayı başardılar. Elbette bunda Samsung’un ”batmak için fazla büyük bir şirket” olmasının da etkisi olmuştur. Fakat sonuçta Volkswagen de emisyon skandalı sonrası ayağa kalkmış olsa da Samsung’un güveni korumak konusundaki yaklaşımı başarılıydı. Yani büyük şirket olmak her şeyin izahı değil.

Yamato

Amiral gemisinin batışı: Japonların dev savaş gemisi Yamato da Galaxy Note 7 gibi dev, ihtişamlı ve güçlüydü. Ancak hiç başarılı olamadan batırıldı. O battıktan 6 ay sonra Japonya teslim oldu. Fakat savaştan sonra yeniden ayağa kalkmayı başardılar.

Elbette bu teslimiyet bayrağı Güney Koreliler için altından kalkması ağır bir utançtı. Dolayısıyla yeniden geri döndüklerinde manşetlerde ”dünyanın en iyisi” yazacağından emin olmak için her zamankinden daha da çalışmış olsalar gerek. Başarı, başarısızlık, utanç ve azimle geçen bu sürecin sonunda ortaya Galaxy S8 ve S8 Plus çıkmış oldu.

Galaxy S8 devrimsel bir telefon değil. Fakat transistörlerin içlerinden atom geçirmekte zorlandığımız bu dönemde her yıl o kadar fazla yenilikle karşılaşıyoruz ki devrim yaratmak öyle pek kolay bir iş de değil. Fakat tüm dünyada telefonları patlayan bir üreticinin kısa sürede yeni modelini birçok farklı yenilikle donatması yine de takdiri hak ediyor.

galaxy-s8_design

Serinin en radikal ekranı

Galaxy S8 serisinin en dikkat çekici yani ekranı. Ekran yine AMOLED ve 5,8 – 6.2 inçlik iki ekran boyutuyla birlikte geliyor. Birçok otorite bu ekranın parlaklık ve renk değerleriyle muhtemelen şimdiye kadar üretilmiş en iyi akıllı telefon ekranı olduğunu söylüyor. 2960 x 1440 piksellik çözünürlük ise artık gözlerimizin ”farketmeyeceği” kadar iyi. Ancak ekranın en dikkat çekici yani aslında ekranın dışında olan kısmı. Samsung kullandığı kavisli ekranla kenarlarda çerçeve bırakmazken üst ve alt bölümlerdeki çerçeveyi de oldukça daraltmış. Neticede ortaya neredeyse sadece ekran oluşmuş gibi görünen biri telefon çıkmış. Bu tasarım birkaç yıl öncesine kadar ”çılgın tasarım” konseptlerinde karşımıza çıkardı. Şimdi ise hayallerimize oldukça yaklaşmış gibiyiz. Elbette Samsung Galaxy S8’in yanında Xiaomi Mi Mix’in de benzer bir iş başardığına dikkat çekmek gerek.

Çerçevenin küçülmesi ekranın aynı kalırken telefonun daha küçük üretilebilmesini sağlıyor. Home tuşunun kaldırılıp parmak izi okuyucu ile beraber arka kapağa alınması sayesinde ön yüzün %84.4 oranında ekranla kaplanması sağlanmış. 148.9 x 68.1 x 8 mm’lik boyutları ve 155 gramlık ağırlığı ile yeni S8 kendinden daha küçük ekrana sahip telefonlarla aynı boyutlara sahip.

Bu durumun ilginç sonuçları dar var: Galaxy S8’de 16: 9 yerine 18.5: 9 en-boy oranı tercih edilmiş. Dolayısıyla 16:9 içerikleri izlerken ekranda bir miktar boşluk kalması muhtemel.

Hala su ve toza dayanıklı

Bu aşırı hassas görünen tasarıma rağmen Galaxy S8 serisi halen oldukça dayanıklı denilebilir. Telefon 1.5 derinliğindeki suya ve toza dayanıklı (IP68 sertifikasına sahip). Elbette incelen çerçevenin genel sağlamlığı nasıl etkileyeceğini pek bilmiyoruz. Fakat samsung’un ”edge” tasarımındaki tecrübesi göz önüne alındığında dayanıklılık önemli bir sorun teşkil etmeyebilir.

Endüstride ilk 10nm işlemci

İşlemci üreticisi olarak da önemli bir konuma sahip olan Samsung, bu konudaki gücünü Galaxy S8’de kullanmış. S8 serisi endüstride bir ilk olan 10nm sürecinde üretilmiş mobil işlemciyi kullanıyor. 10nm sürecinde üretim daha küçük transistörlerin üretilmesini ve böylece aynı işlemci alanına daha fazla transistör sıkıştırabilmeyi mümkün kılıyor. Dolayısıyla işlemci daha az enerjiyle daha fazla işlem yapabiliyor. Galaxy S8’in pil ömründeki gelişmeler genel olarak bu işlemci sayesinde.

Kameradaki gelişmeler arkada değil önde

S8 hemen hemen her alanda S7’den ve önceki modellerden daha iyi ancak en az değişim telefonun kamerasında yaşanmış. Çift sensörlü sistem, geniş açılı lensler veya değişken diyafram yerine S7 ile aynı teknolojiyi kullanan f /1.7 lensin arkasında 12 megapiksellik bir sensör kullanılmış. Bulanıklığı azaltan yeni bir görüntü işlemcisine geçilmiş olsa da telefonun arka kamerasının S7 ile büyük oranda benzer olacağını söyleyebiliriz. Ancak halen oldukça iyi fotoğraflar ve 4K video çeken bir kamera mevcut.

Samsung mühendisleri esas ilgiyi ise ön kameraya göstermiş. Son zamanlarda selfie için ön kameranın daha sık kullanılan ‘ana’ kamera haline geldiği düşünülürse bu mantıklı bir hamle. Kullanılan 8 megapiksellik yeni sensör ve f /1.7 diyafram değerine sahip lens ile daha iyi selfie’ler elde etmek mümkün. Ayrıca telefonun ön tarafına yüz tanıma özelliği için ikincil bir kamera yerleştirilmiş.

Samsung_DEX_2

Galaxy S8’den masaüstü olur mu?

Samsung yeni işlemcisine ve yazılımına çok güvendiğinden olsa gerek telefonu masaüstü bir bilgisayara dönüştüren DEX ismindeki arayüzü geliştirmiş. 150 avroluk fiyatı neredeyse ucuz bir bilgisayara eşdeğere olsa da klavye ve fare bağlantısının yanında USB 2.0 portları, Ethernet, USB Type-C girişi barındırması sayesinde oldukça geniş seçeneklere sahip. Üstelik bu sistemi 4K çözünürlük sunan bir ekrana bile bağlamak mümkün. Elbette gerçek hayat performansını gözlerimizle görmemiz gerekiyor.

samsung-dex-galaxy-s8

Yazılımdaki Geliştirmeler

Birçok kişiye göre yazılım, Samsung’un zayıf kaldığı alanlardan biriydi ancak yeni Galaxy S8 ile artık bu durum geçerliliğini yitirebilir. Android 7.0’nın üstündeki yazılım katmanı, iyi görünümlü ve işlevsel. Simgeler çok daha açısal ve keskin bir görünüme sahip bunun da S8’e serinin önceki modellerine kıyasla çok daha estetik bir hava kattığını söyleyebiliriz.

galaxy_s8_2

En büyük yazılım ilavesi ise Samsung’un Siri’ye rakip olarak ortaya çıkardığı Bixby. Kişisel asistan Bixy için ekranın yan tarafına özel bir düğme koyulmuş. Bir başka yeni uygulama ise Samsung Connect, bu uygulama sayesinde eğer akıllı evler kontrol edebiliyor. Burada bir yeniliğe daha vurgu yapmak gerekiyor: Samsung, Bluetooth 5.0 kullanan ilk üreticilerden biri. Bu yeni Bluetooth standardı çok daha yüksek hızda veri aktarımına olanak sağlarken daha az enerji tüketiyor.

Pil ömrü

Samsung bu modelde özellikle batarya güvenliği konusunda daha titiz bir tutum sergilemişe benziyor. Pil kapasitesi Galaxy S7 ile aynı kalmış fakat yeni işlemci sayesinde telefonun bir miktar daha uzun pil ömrü sunacağını belirtiyor. Yine de bu güzel ve büyük ekranın çok enerji harcayacağı bir gerçek. Dolayısıyla pil ömrü konusunda Galaxy S7’ye benzer sonuçlar elde edilmesi muhtemel. Birçok modelde olduğu gibi büyük kardeş Galaxy S8+ çok küçük de olsa bir batarya avantajına sahip.

Sonuç olarak Samsung Galaxy S8’in amiral gemisi telefonları için yeni bir başlangıç olduğunu söyleyebiliriz. 5.8 inç’lik ekranının klasik mobil ekranların ötesinde bir deneyim sunan bir teknolojiye sahip. Suya dayanaklı oluşu ve genişletilebilir depolama gibi özelliklerden ödün vermeden, devasa bir ekranı kompakt bir gövdeye sıkıştırabilmesi de mobil cihazların tasarımını bir sonraki seviyeye taşıyor. Üstelik Samsung tüm bunları Galaxy Note 7 ile yaşadığı müthiş başarısızlığın hemen sonrasında ortaya koyacak kadar da cesur.

Shares