Kültür / Sanat

EMEK’e Saygı

emek_sinemas_1924

Sinema salonlarında dikkatinizi çekmiştir, film öncesi Kültür Bakanlığı’nın Korsana Hayır yazısı çıkar.

Der ki ; Yeni Filmlerle Buluşabilmek İçin EMEĞE SAYGI Korsana Hayır

Çok değil bundan birkaç yıl kadar önce, hatta öteye götürürsek 90’lardan 2000 lere uzanan dönemde.

Sinema salonları henüz kendi yağları ile kavrulurken, salonlar banka, kredi kartı yahut sponsor firma isimleri ile anılmazken.  Halk AVM lerden değil Çarşı pazardan alışverişlerini yaptığı dönemlerde.

Ne kadar uzak görünüyor değil mi? -Değil.

Üzerinden çok zaman geçmedi. Bizler için sinemanın altın çağı diyebileceğimiz zamanlardı.  Biletlerimizi internetten değil kuyruğa girer alırdık. Beyoğlu’na çıktığımızda boydan boya İstiklal’i bir turlardık hangi salonda ne oynuyor diye.

Fitaş’ın önünde buluşalım derdik, (sonra AFM Fitaş ve sonrasında sponsor banka ismi ile anılır hale gelen yer)

Lale sinemasından başlar, Sinepop ve Emek’le sonlandırırdık. Büyük ihtimal de Alkazar’da izlerdik filmi.

90’larda Alkazar Sineması benim açımdan çölde vaha tadında bir yerdi. 3 salondan oluşur, Asya – Avrupa ve Cep Sineması olmak üzre. İsimlerinden de anlaşılacağı üzre salonlardan biri Asya diğeri Avrupa filmleri gösterirdi. Cep Sineması’nda da kuvvetle muhtemel Bağımsız Amerikan filmleri oynardı.

İzlediğim en güzel filmleri bu sinemada izlemişimdir dersem abartmamış olurum.

Sırf bu yüzden Onat Kutlar’ı bir kez daha saygıyla anmak isterim, yapmış olduğu katkıdan dolayı.

Sonrasında ironik olan 2010 senesinde mekanı Nizam Hışım’ın almış olmasıdır. Beyoğlu Güzelleştirme Derneği Başkanı olan Hışım, güzelleştirme konusunda nasıl bir algısı var ise Alkazar’ı kapatmış ve 2010 senesinden beri boş olarak tutmaktadır.

Bu saydığımız salonların hemen hepsi bugün atıl durumda. Kapılarını birer birer kapatarak, ya mağaza ya gece kulübü ya da malumunuz AVM ye dönüşmeye mahkum bırakıldı.

_IGP8685

Söylediğim gibi 90’lardan 2000’lere uzanan dönem bizim açımızdan sinemanın altın çağı idi. Ama günümüze baktığımızda sorunun acaba Dünya Sinemasında mı, yoksa ülkemizdeki Sinema Sektörünün yanlış yapılanmasında mı olduğu ciddi bir tartışma konusudur.

Mevzu biraz sanat – sermaye ilişkisi ile bağlantılı diye düşünüyorum.

Sinema salonları ne zaman ki butik olmaktan çıkıp franchise’a dönmeye, sponsor firmalar kopya sayılarına ne zaman hakim olmaya başladı, mevzu da sanat kavramından o zaman ayrıldı.

Matematiği çok net bir durum var aslında ortada, buna bir iş olarak bakarsak, sermayenin asıl derdi kar etmektir. Bu yüzden tekelleşen sinema sektörü -kopya sayısını elinde tutacağını göz önünde bulundurursak- seçme hakkını kar edeceği gişe filmlerine yönelmekten yana kullanır.

Bu da fazla bütçesi olmayan, reklam imkanları kısıtlı küçük bütçeli kaliteli filmlerin salon bulamaması sonucunu doğurur.

Bu çarpık büyüme, salon kalitesini yukarı doğru çekerken, gösterimdeki filmlerin kalitesini maalesef ki ters orantıda aşağı doğru çekmektedir.

O yüzdendir ki bundan on küsür sene önce vizyonda rahatlıkla görebileceğiniz filmleri şu an ancak festivallerde ve/veya internet üzerinden korsan yayınla takip edebiliyor insanlar.

İşte tam da burada korsana hayır söylemi de farklı bir ironi doğurmaktadır.

Hakkımız olan parkta oturduğumuz için Vandal, içki içtiğimiz için alkolik, cami de yaralılara yardım edildiği için dinsiz olduğumuz gibi, kaliteli film izlemek istediğimiz ve sistemin buna izin vermemesi yüzünde de korsan olarak addediliyoruz.

Umalım ki diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Kültür Bakanlığı konuyla alakadar olup, eser koruma ve rekabeti koruma adına adımlar atar ki bizlerde normal salonlarda normal kalitede filmlerle buluşabiliriz.

O koca caddede kalan üç beş salondan biri ve belki de en önemlisi olan Emek Sineması’nın haksız yıkım kararına imza atanlardan bu tutumu nasıl bekleriz o da farklı bir soru tabii ki.

Bu hukuksuzluğu bitirmek ve yukarıda belirttiğim onlarca sebep için belki de en güzel başlangıç olabilirdi bu güzide salona dokunmamak.

EMEK BIZIM – EMEK YERINDE GUZEL diye haykıran yüzlerce sinema emekçisi, halk ve sinemaseverleri dinlemeksizin, Emek’in yıkılmayacağını sadece taşınacağı yalanına bizi ikna etmeye çalışanlar için halk bugün sokaklarda.

Umalım ki içinde bulunduğumuz süreç, hepimizi için, bu güzel ülke ve halk için yeni, onurlu, ileriye doğru, olumlu bir başlangıç olur.

O yüzden tekrar edebiliriz ;

YASAL UYARI

YENI FİLMLERLE BULUŞABİLMEK İÇİN

EMEĞE SAYGI

KORSANA HAYIR

Etiketler
Show More

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.