Karşı yakanın incisi: Pera Müzesi

pera_muzesi

Yunanca “karşı yaka” anlamına gelen Pera kelimesi, Beyoğlu dendiği zaman akla düşen ilk kelimelerden biri. Kozmopolit bir yaşam tarzının hüküm sürdüğü Beyoğlu’nun eski ışıltılı günleri, kalabalığı ve o kalabalığın İstiklal Caddesi’nde yarattığı coşku düşünüldüğü zaman, Pera belki de hep arka planda kalarak varlığını sürdürmeye ve kendisini keşfedecek şehirlileri beklemeye devam etti. Pera ile birlikte, bu alanda yapılan birçok yapı da zamanla dönüşüme uğrayarak farklı amaçlar için kullanılmaya başlandı. Suna ve İnan Kıraç’ın sahibi olduğu Pera Müzesi de onlardan biri.

İstiklal Caddesi’nin batısında, Haliç’e bakan yamaçta yer alan ve dik oluşundan ötürü Tepebaşı olarak anılan semtte bulunan Meşrutiyet Caddesi, 17. yüzyıla kadar mezarlıkların bulunduğu bir yer olmasından dolayı “mezarlık-kabristan sokağı” olarak anılmaktaydı. Zamanla konaklama ihtiyacının doğması ve buna yönelik olarak yapılan çalışmalarla yerini hanlara bırakan bölge, 18.yüzyılda gelişen ihtiyaçlar sebebiyle hanların işlevsiz kalmasıyla birlikte daha batılı bir kültürle tazelenerek yerini otel yapılarına bırakmaya başladı.

1841 yılında İstanbul ilk oteline, Hôtel des Quatre Nations’a kavuşur. Yedi yıl hizmet verdikten sonra satışa çıkarılan binanın ardından birçok otel açılır ve Avrupa standartlarında hizmet vermeye başlar.

Onlardan biri olan, Ermeni-Katolik Patrikliği tarafından, Mimar Achille Manoussos’a inşa ettirilen Bristol Oteli de, batıya dönük yüzüyle Meşrutiyet Caddesi’nde 1893 yılında yer alır. 1950’li yıllara kadar otel hizmeti veren bu bina zamanla rekabet gücünü kaybederek kullanım dışı kalır.

1980 yılında Eskişehir Bankası tarafından satın alınan bina, Meşrutiyet Caddesi’ne bakan cephesi muhafaza edilerek yıkılır ve ofis kullanımına uygun olacak şekilde yeniden inşa edilir. Bu tarihten itibaren Esbank olarak anılmaya başlanan bina, bankanın faaliyetlerini sonlandırmasıyla birlikte 2002 yılında Suna & İnan Kıraç Vakfı tarafından satın alınır.

Zyrtcl021
Yapılan restorasyon çalışmalarının ardından 2005 yılında sanatsever İstanbullular ile buluşan Pera Müzesi, ilk iki katta Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonları’na yer vermiştir: birinci kattaki büyük salon “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri”, küçük salon ise “Kütahya Çini ve Seramikleri” süresiz sergi seksiyonları olarak düzenlenmiştir.

İkinci katta Oryantalist Resim Koleksiyonu’nun bir parçası olan Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi’nde uzun süreli tematik sergiler çerçevesinde “İmparatorluk’tan Portreler” başlıklı sergi yer almaktadır. Süreli sergiler için ise kalan üç katta konumlandırılmış çok amaçlı süreli sergi salonları bulunmaktadır.

Ayrıca Pera Müzesi, giriş katında yer alan Pera Cafe ile ziyaretçilerine akılda kalacak bir lezzet deneyimi sunmayı hedefliyor.

pera-cafe

Shares