Tesla’nın elektrikli kamyonu bir devrim mi?

Tesla, Model 3’ü üretmekte zorlanıyor olsa da iki yeni model ile iştahını ortaya koyuyor. Şirket geçtiğimiz günlerde Semi Truck kamyonunu ve ilk modeli olan Roadster’ın yeni versiyonunu duyurdu. Çok iddialı olan bu iki yeni model gerçekten alanlarında ilk olabilir. Peki devrim yaratacak kadar iyiler mi? 

Elektrikli otomobiller aslında 1900’lerin başında beri hayatımızda olsalar da onların farkına yeni yeni varıyoruz desek yeridir. Özellikle küresel ısınmanın korkutucu etkileri sebebiyle artık ciddi bir ihtiyaç haline gelen daha çevreci otomobilleri üretmenin en mantıklı yolu elektriğe yönelmek gibi görünüyor. Şimdiye kadar birçok firma bu konuda adımlar attı, çok farklı hibrit modeller yarattı. Fakat elektrikli otomobilleri üretmek konusunda en cesaretli ve en hızlı şirket Tesla oldu. 

Cesaret derken gerçekten saygı duyulması gereken bir hamleden bahsediyoruz. Neredeyse 100 yıldır otomobil üreten şirketler bile yeni bir otomobil üreteceklerinde çok temkinli ve garantici davranırken Tesla gibi çok genç bir firmanın, elektrikli otomobil üreterek ilk 3 modeliyle bu denli başarılı olması çok şaşırtıcı. Üstelik burada da durmaya niyetleri yok. Şimdiye kadar iki kapılı bir spor otomobil, bir lüks sedan, bir SUV ve uygun fiyatlı bir hatchback üreten şirketin yeni hedefi kamyon alanına da girmek.

Tesla’nın şimdiye kadar sattığı otomobilleri de pazarlaması pek kolay olmadı. Zira 100 bin doları aşan fiyatlarıyla çok lüks modellere rakip konumlanmış oluyorlar. Üstelik elektrikli bir otomobil kullanmanın şarj konusunda getirdiği dezavantajlara rağmen. Dolayısıyla kamyon sektörüne de adım atmak pek çılgınca bir karar değil.

Fakat söz konusu kamyon olduğunda işin bir iyi bir de kötü yanı var. Önce iyi kısımdan başlayalım. Elon Musk etkinlik günü açıklamamış olsa da Tesla, Semi Truck’ın ‘beklenen’ fiyatının 150 bin dolardan başlayacağını duyurdu. Bu son kullanıcı için pahalı bir fiyat etiketi olsa da taşıma ihtiyaçları için normal seviyede. Zira normal bir kamyonun fiyatı da 120 bin dolar civarına denk geliyor. Birçok şirket bu kamyonlardan onlarcasını satın alıp filolar oluşturacak bütçelere sahip. 2-3 yılda bir yenilemeleri de muhtemel. 

Yani fiyat etiketi anlamında Semi Truck çok daha rekabetçi. Üstelik bu sadece fiyat konusu. Bir de işletme giderleri var. Mazotla çalışan kamyonların yılda binlerce dolarlık yakıt masrafı oluyor. Tesla Semi Truck’ın elektrik motorları ise güncel elektrik fiyatlarıyla çok daha ucuza taşıma sağlıyor. Tesla’ya sadece yakıt konusundaki kazanımlarla yılda 120 bin dolar tasarruf etmek mümkün olacak. Yani Tesla Semi Truck’ın 1 yılda kendini amorti etmesi mümkün olabilir. Tabi bu Tesla’nın iddiası.

Şimdi de kötü olan kısma bakalım: Kendimize bir elektrikli otomobil almaya karar verirsek biraz nazını da çekmeyi göze alabiliriz. Yani daha uzun şarj olma süreleri, daha kısa menzil ile yaşamaya alışabiliriz. Fakat söz konusu bir ticari kamyon olduğunda şirketler her an kullanıma hazır bir araç isteyeceklerdir. Dolayısıyla tümüyle Tesla Semi Truck’tan oluşan bir filonun şu an için çok fazla belirsizlik yaratacağı kesin. Özellikle şehirlerarası taşımacılık için pek mantıklı olamayacak.

Tesla’nın öne çıkan bir başka özelliği de otonom sürüş özellikleri. Fakat bunlar da regülasyonlara takılıyor. Şu an hiçbir devlet yollarda kendi başına dolanan kamyonlar görmek istemiyor. Dolayısıyla bu özellik şirketlerin şoförleri işten çıkarmasını sağlayamayacak. En azından birkaç yıl daha sadece güvenliği artırıcı önlemler olabilecek.

Peki ya Roadster?

Tesla’nın Roadster ile ilgili iddiaları da şüpheyle karşılanmış durumda. Piyasaya Roadster ile giren ve Model S’in gelişiyle bu modelin üretimini durduran şirket, şimdi ona yeniden hayat veriyor. Roadster 2.0 bir anlamda Tesla’nın ilerleme göstergesi gibi. Zira şirket menzil ve hızlanma değerleriyle adeta fizik kanunlarına meydan okuyarak spor otomobilini nasıl geliştirebileceğini göstermek istiyor. 

Elon Musk’ın söylemlerinden en fazla ön plana çıkanı 1.9 saniyelik 0’dan 100’e çıkış süresi oldu. Bu hiç şüphesiz muazzam ve hatta korkutucu bir değer. Zira bu otomobilde gaza basarken boynunuza dikkat etmeniz gerekiyor. Ancak bu henüz bir iddia konumunda zira çok hızlı giden Roadster 2.0 videoları ortaya çıksa da henüz bilimsel bir ölçüm göremedik. Elbette Tesla’nın bu modeli piyasaya sürmek için zamanı var ama bazıları fizik kurallarının şirkete izin vermeyeceği görüşünde.

Günümüzde 0’dan 100 km hız 2.3 saniyede çıkabilen yol otomobilleri görmek mümkün. Ancak bunlar çok özel lastikler ve 1200 beygir gücüyle mümkün olabiliyor. Öyle ki beygir gücünü artırsanız bile lastiklerin tutunma sorunu daha hızlı gitmenize müsaade etmiyor. Bu alanda sınırın 2.0 saniye olduğu iddia ediliyordu. En azından arabanızı normal yollar kullanmaya izin verecek lastiklerle. Tesla’nın iddia ettiği verilere yalnızca özel yakıtlar ve özel lastikler kullanan drag otomobilleri erişebiliyor ki onları da yolda kullanmayı pek istemezsiniz.

Dolayısıyla Tesla eğer bu verilere ulaşacaksa sadece elektrik teknolojisinde değil kalkış kontrolü ve lastik teknolojisi konusunda da gelişmelere imza atmalı. Bunu başarıp başaramadıklarını zamanla göreceğiz.

Bu iki yeni model Tesla’nın inovasyon gücünü gösteriyor olsa da henüz devrim yaratacak gibi görünmüyorlar. Tesla’nın esas devrimsel modeli oldukça hesaplı sayılabilecek Model 3 olabilir fakat henüz üretim adetleri konusunda sorunları çözebilmiş değiller. Eğer bir gün sokaklar elektrikli Tesla’lar ile dolacaksa bunu ancak Model 3 gibi araçlar başarabilecek. 

 

Shares